Algoloji (Ağrı Tedavisi)

Branşlar

Ozon Tedavileri

Ozon Sauna Terapi

  1. Laktik asidi parçalayarak kasların gevşemesini sağlar.
  2. Toksinleri okside ederek büyük organlar vasıtasıyla atılmasını sağlar.
  3. Kan dolaşımını artırarak incinmiş kasların daha çabuk iyileşmesini sağlar.
  4. Virüs, bakteri ve mantarları yok eder.
  5. Organların ve iç salgı bezlerinin metabolik süreçlerini hızlandırır.
  6. Daha temiz daha yumuşak yenilenmiş bir cilt sağlar.
  7. Hücrelerin nefes almasını normal hale getirir.
  8. Kronik yorgunlukların ve çevresel faktörlerden kaynaklanan rahatsızlıkların tedavi edilmesini sağlar.
  9. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  10. Vücudun doğal toksin arındırma (detoxification) sürecine yardım eden oksijen miktarını artırır.

Ozon Terapi

  • Büyük ölçüde doku ve hücrelerin oksijenizasyonunu artırır
  • Beyaz kan hücre sayısını artırır ve bağışıklık sistemini uyarır
  • Oksijenin dokulara verilmesini kolaylaştırır.
  • Atar ve toplar damarlardaki virüs, bakteri, maya, mantarları temizler, yokeder.
  • Kan akımını artırarak vücuttaki toksinleri dışarı atar.
  • Kan ve lenf sistemini temizler
  • Hormon ve enzim üretimini normalize eder.
  • İnflamasyon ve ağrıyı azaltır
  • Oto immün hastalıkları engeller ve sağlıklı haline geri döndürür.
  • Sağlıklı insan hücreleri oksijeni sever.

Bakteri, virus, mantar ve parazitlerin neden olduğu hastalıklar, AIDS, Kanser vironları, arthritis mikropları aktif oksijen bulunan ortamda canlı kalamaz.


Sağlık ve Güzellik İçin Ozon Terapi

İyileştirici Etkisi

Kan dolaşımı
Ruhsal iyiliğin sürdürülmesi
Mineral ve Vitaminlerin bedensel emilimi
Metabolizma
Ruhsal Reaksiyon Genel Beyinsel İşlevler
Bellek
Hücresel Solunum Sindirim
Toksin Eleme Sistemi
Kardiyak İşlevler Amino Asit Kullanımı

Nötralizasyon

Laktik Asit Yapımını
Mide Asit Çevresel Toksisite
Kronik düşmanlık
Ürik asit Yapımını

Önleyici etki

Kabızlık
Alerjiler Düzensiz Kalp atımları
Zona hastalığı
Dejeneratif Hastalık Epstein Barr
Stress
Soğuk algınlığı ve Nezle Lymes Hastaligi
Multipl Skleroz
Ani kalp krizi Tümörler
Erken Yaşlanma
Gangren Küme Baş Ağrıları
Astım
Alzheimer Hastalığı Benzer Sinir Hastalıkları
Kalp Aritmileri
Sinüzit Angina
Ateş kabarcık
Periferik Damar Hastalıkları Zehirli Atık

Rahatlatıcı - giderici etki

Gerilim
Kas ağrıları ve Ağrı Anjin

Eleme ve Öldürücü etki

Virüsler
Bakteri Mantarlar
Parazitler
Mayalar Solucanlar
Kanser Hücreleri
Kötü kolon Bakterileri Tümörler
Protozoa Hücreliler

Yardımcı Oldukları

Cild duruluğu ve Yumuşama
Zihinsel performansı arttırmak Sakin ve Mizaç
Bedensel Hücresel Detoxification
Kan Arıtma Hücresel canlılık
Stresi azaltmak
Zararlı Mikroorganizmaların yok edilmesi Lenf Sistemi Detoksifikasyonu
Bedensel zehirlerin temizlenmesi
Aşırı bedensel yorgunluk Enerji verme
Karbohidratların yakılması
Kalbin iş yükünü hafifletme ağır metal zehirlenmelerinde
Patojenik materyalin temizlenmesi
Anfizem ile mücadele

Kuvvetlendirici Etki

Genel canlılık
Bağışıklık sistemi Kasların geliştirilmesi güçlendirilmesi
Kapiler Kan Akış

Mücadele Etme

Soğuk algınlığı ve Nezle
Herpes Enfeksiyonlar
Depresyon
Kronik Yorgunluk Bronşial Sorunları

Diğer Etkiler

Aşırı yağ ve şeker yakarak selülitin önlenmesi, kan şekerinin düşürülmesi

Kötü kolesterolün düşürülmesi Karaciğer, böbrekler, dalak ve balgam daki birikimin önlenmesi

Vucuttaki kirli sıvı ve atıkların temizlenmesi ve beyinde birikmelerine engel olunması

Ve lenf sistemi, pankreas, dalak ve kırmızı kan hücrelerinin Oksijenlenmesi. Hafıza kaybı, düşük ve yüksek tansiyon ve baş dönmelerine olumlu katkı


Ozon ve Vitamin Kullanımı

Alman Dr. Horst Kiev’in ozon terapisi ve alınacak vitaminler alanında yaptığı araştırma çalışmaları sonucu, ozon tedavisi sırasında A ve E vitaminlerinin muntazam kullanılması gerektiğini tespit etmiştir. Kiev, C vitamininin ise, ozon tarafından kırılmamasından dolayı, 12 saat aralıkla alınmasını açıklamıştır. İnsan organizması 100% oksijenle sağlıklı yaşar.

Savaş ve sivil havacılık pilotları yıllardır günlük 100% oksijen solurlar. En kuvvetli göz, refleks ve genel sağlık düzeyleri diğer insanlardan çok daha yüksek olan gruba girmişlerdir.


Sağlıklı Kilo Vermek İçin

Sağlığı kötü yönde tehdit eden yağlar, yağ asitleri, metabolik elementler ve zararlı toksinlerin kalbe yüklenmeden vücuttan atılmasına yardımcı olur. Böylece vücudun aşırı yağlanmasını önler, sağlıklı kilo vermeye yardımcı olur.

Vücudunuz bir seansta 200-450 arasına kalori harcar.


Ozonnun Tarihçesi ve Tıbbi Bilgi

İlk ozon jeneratörü, 1857’de Almanya’da Werner von Siemens tarafından geliştirilmiş ve yine Almanya’da 1870 yılında kanı temizlemek için C.Lender tarafından terapi olarak uygulanmıştır.

1881 yılında Dr.Kellogg’un yazdığı difteri ile ilgili kitabında,ozonun dezenfektan olarak kullanıldığını görüyoruz.

Dünyada ilk ozon ile şebeke sularının mikroptan arındırılma tesisini Hollandalılar 1893 yılında Ousbaden’de kurarak dünyada bir ilke imza atmışlardır.Ve günümüzde ozon ile şehir suyu arındırma tesisleri dünya çapında3000’nin üzerinde belediye tarafından kullanılmaktadır.

1885 yılında ABD. Florida Tabipler Birliği doktorlarından Dr.Charles J.Kenworth, ’Ozone’ adlı kitabında ozonun tıbbi amaçlı terapilerde uygulanması hakkında geniş bir çalışmasını yayımladı.

Dünyaca ünlü elektrik dahisi Nikola Tesla, 1885 yılını Eylül ayında patentini aldığı dünyanın ilk ozon jeneratörünü piyasaya sürdü ve 1900 yılında da Tesla Ozone Company adı altındaki şirketini kurdu. Bugün, bizlerin 100 yıl sonra aynı uygulamaya başladığımız ozon terapisinde kullanılan aletler aslında Tesla’nın 1920’lerde çizdiği tıbbi amaçlı jeneratörün şemasından alınmıştır. Tesla’nın 75 yıl önce kullandığı ve bakterilere karşı zeytinyağını bile ozonladığı kayıtlardadır.

Günümüzde terapi ve tedavi amaçlı yan etkisiz kullanabileceğimiz ozon ilk kez 1898 yılında Berlin’de Thauerkauf ve Luth tarafından iğne ile hayvanlara verilerek tıp dünyasına gerçekçi bir şekilde adım atmıştır. Alman asıllı Amerikalı Dr. Benedict Lust ise yazdığı doğal tedavi kitaplarında ozon ile ilgili çalışmalarına yer vermiştir.

1902 yılında J.H.Clark’ın yazdığı ‘Dictionary of Practical Materia Medica’ da ozonlu suyun; anemi, kanser, diabet, soğuk algınlığı, morfin zehirlenmesi, gangren yaraları, stiriknin zehirlenmeleri ve boğmaca tedavilerinde olumlu sonuç verdiğini açıklamıştır.

1911 yılında Loyola Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr.Eberhart ozonu tüberküloz, anemi, boğmaca, astım, bronşit, yüksek ateş, uykusuzluk, pneumonia, diabet, gut ve sifilis hastalıklarında kullandı.

1913’de bazı Alman tıp birlikleriyle Dr.Blass Oksijen Terapi Birliğini kurdu.

1.ci Dünya Savaşı’nda cephe doktorları yaralıların tedavisinde ve gangrende kullandılar.

1915’de Berlin’de Dr.Albert Wolff ozonu kolon ve servikal kanserde ve ülser terapilerinde uygulamaya başladı.

1926 yılında Dr. Otto Warburg kanserin hücresel seviyede oksijen eksikliğinden meydana geldiğini deklere etmiş, 1931 ve 1944 de 2 kere Nobel ödülü almıştır.

1933 yılında, Dr.Simmons’ın başkanlığındaki Amerikan Tıp Birliği, (American Medical Association)ilaçlarla tedaviyi kaldırarak, ozon terapisini başlattı. ABD’de 1933 yılından günümüze kadar ozon terapisi devam etmektedir.

1932 yılından itibaren diş doktoru E.A. Fisch, İsviçre’de dişçilik alanında kullanmaya başlamış ve dişçiler tarafından günümüzde de kullanılmaktadır.

1934 -1938 yıllarında, Fransız doktorlardan Auburg ve Lacoste ozonu hastalarına uygulamaya başlayarak bu terapi yöntemini Fransız tıp alanına getirmişlerdir.

1948 yılında Amerikalı Doktor William Turska, ozonu kendi çizimi bir aletle karaciğer hastalıkları tedavisine taşıyıcı damara ozon vermeyle başlattığı ozon terapisi Almanya’da 1957’den itibaren yayılmıştır. Bugün sadece Almanya’da 7000’nin üzerinde doktor ozon terapisini günlük kullanmaktadır.

1934 -1938 yıllarında, Fransız doktorlardan Auburg ve Lacoste ozonu hastalarına uygulamaya başlayarak bu terapi yöntemini Fransız tıp alanına getirmişlerdir.

1948 yılında Amerikalı Doktor William Turska, ozonu kendi çizimi bir aletle karaciğer hastalıkları tedavisine taşıyıcı damara ozon vermeyle başlattığı ozon terapisi Almanya’da 1957’den itibaren yayılmıştır. Bugün sadece Almanya’da 7000’nin üzerinde doktor ozon terapisini günlük kullanmaktadır.

Almanya, Fransa, İtalya, Rusya, Romanya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Macaristan, Bulgaristan, İsrail, Küba, Japonya, Meksika ve ABD’de 5 eyalet ozon terapisini hem klinik, hem de ağızdan ozonlu su olarak aile kullanımı şeklinde günlük yaşama dahil etmişlerdir.


Sağlıklı Yaşam İçin

  • Sağlıklı kişilerde kardiyovasküler sistemi ve kan basıncını olumlu yönde etkileyerek, kalbe ve bütün dolaşım sistemine stressiz bir antreman yaptırmaktadır.
  • Kandaki oksijen düzeyinde artış sağlar. Böylece dokulara daha fazla oksijen ulaşır.
  • Vücutta yarattığı rahatlamanın ötesinde, soğuk algınlığı, kireçlenme, baş ağrısı, halsizlik gibi şikayetlerde de yardımcı bir tedavi aracıdır. 40° C de virüslerin üreme hızının 250 kat azaldığı, 41° C de ise pnömoni (zatürre) ye sebep olan bakterilerin öldüğü bilimsel bir gerçektir.
  • Vücudun dış etkenlere karşı direncini arttırır.
  • Derinin ölü hücrelerden arınarak yenilenmesini, yumuşak, pürüssüz ve daha dirençli bir yüzeye sahip olmasını sağlar.
  • Sellülitleri giderir ve oluşumunu önler: Deri ve deri altındaki dokuların oksijenlenme ve dolaşımının azalmasının sonucu gelişen sellülit, hücrelerdeki atık maddelerin uzaklaştırılması, deri altı yağ dokusunun oksijenlenerek dolaşımının artması, yağların yakılması ile cilt pürüzsüz, temiz ve sağlıklı hale gelir.
  • Böbreklerin çok çalışmasını gerektiren ağır metallerin boşaltım işini terleme yolu ile yerine getirir. Bu nedenle hekimler ağır böbrek hastalarına ev saunasını önermektedir.

Ozonun Yararlı Etkileri Nelerdir?

Bugün Ozon terapisinin güçlü ve çok yönlü bir tedavi sağladığı bilinmektedir. Ozonun etki mekanizması Avrupa bilimsel çevreleri tarafından farklı çalışmalarda dökümante edilmiştir: Bu etkiler şunlardır:

  • Bakteri, virüs ve mantarların yok edilmesi
  • Dolaşımın artırılması
  • Oksijen metabolizmasının uyarılması
  • Kanser hücrelerinin yok edilmesi ve gelişiminin önlenmesi
  • Bağışıklık sisteminin etkinleştirilmesi
  • Peroksitlerin formasyonu
  • Laktik asit üretimini azaltarak kasların gevşemesi
  • Virüs, bakteri, maya, mantar ve tek hücrelilerin inaktive edilmesi
  • Kilo kaybını hızlandırır ve yanıklara kalori sağlar
  • Cildi yumuşatır ve yenileştirir
  • Kronik yorgunluk ve çevresel hastalıkları tedavi eder.
  • Bağışıklık sistemini uyarır ve iyileşmeyi hızlandırır.
  • Oksijen artışı doğal bir detoxification süreçi sağlayarak toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar.
  • Zayıf dolaşım nedeniyle oluşan ödemleri azaltır.
  • Tüm vücut sıvı ve dokularını temizler.
  • Hastalık ve yaralanma durumunda iyileşmeyi sağlar bu süreci hızlandırır.
  • Böbrekler ve karaciğerden toksinleri uzaklaştırır.
  • Vücutta sıvı tutulmasını azaltır.
  • Uykusuzluğu giderir
  • Ciddi baş ağrılarını yok eder.
  • Ağrıyı giderir
  • Ağır metallerin ve toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlar.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Aşırı stresli organları sakinleştirir.
  • Beyin fonksiyonlarını düzenler ve hafızayı güçlendirir.
  • Bulaşıcı hastalıkları da koruyucu ve tedavi edici olarak görev yapar.
  • Kalp atım düzensizliklerini tedavi eder.
  • Dejeneratif hastalıkları engeller ve normale dönmelerini sağlar.
  • Oto-immün hastalıkları ortadan kaldırır.
  • Serbest radikalleri temizler (antioksidan etki).
  • Felç durumlarındaki hasarı önler.
  • Arter ve venleri temizler.

Ozon Terapi Uygulama Yolları

  • Major otohemoterapi / Kan yıkama
  • Kas İçi Uygulama
  • Rektal insuflasyon
  • Vajinal insuflasyon
  • Ozol kulak insuflasyonu
  • Ozol nazal insuflasyon
  • Torbalama
  • İntraartiküler = Eklem içi uygulama
  • Cilt altı ve cilt lezyon içi uygulama
  • Transdermal ozonterapi
  • İntradiskal ozonterapi

Ozon Zararlı mıdır?

Ozon Terapi yıllardan beri güvenle kullanılmaktadır. Bu yüzden bu konuda bilinen belgelenmiş çok kanıt vardır. 1980 de Alman Tıp Derneği tarafından Ozon Tedavisi için yapılan bir çalışmada, 644 ozon terapist tarafından 384.775 hastaya 5579238 ozon tedavisi uygulanmış. Yan etki sadece 40 vakada görülmüş. Yani 0007’lik inanılmaz düşük oran ile Ozonun güvenli bir tıbbi tedavi aracı olduğu kanıtlanmıştır.

Ozonun bizzat kendisi kokusu ile koruma sağlar yani aşırı olduğunda kendine has kokusu ile tedbir almamıza olanak sağlar. Modern cihazlar mikrogram bazında tedavi edici ozonun elde edilmesine olanak vererek deneyimli ellerde hataya yer bırakmayacak bir tedavi güvenliği sağlar. Doğal bir uyarı olarak ozonun koklanmaması, solunmaması gerekir, akciğerler için irritandır. Son zamanlarda ozon emdirilmiş yağların (ozoil) inhalasyon yolu ile solunması özellikle Astım ve diğer solunum sistemi hastalıklarının tedavisinde çığır açmıştır.


Ozon Nedir?

Güneşin ultraviyole ışınlarının üst atmosferde oksijen ile karşılaştıklarında doğal olarak oksijenin üç atomlu oksijene yani ozona dönüşmüş halidir. Ozon üç oksijen atomundan oluşan doğal bir kimyasal bileşiktir. Bizi güneşin zararlı UV ışınlarından koruyan Ozon tabakasını oluşur. Bu doğal ozon havadan ağır olduğu için toprağa ve suya düşer.

Bir fırtına, şimşek çakması ya da yağmur sonrası hissettiğimiz, kokladığımız temiz, taze bahar kokusu, doğal ozonun bize hissettirdikleridir. Tıbbi anlamda ise %99’9 saflıktaki medikal oksijenden bir jeneratör vasıtası ile elde edilen ozon gaz olarak kullanılmaktadır. Aktif oksijendir.


Ozon Tedavi Niçin Gereklidir?

Kendi kendinize bir yaşam analizi yapınız. Hangi gıdaları alıyorsunuz. Sigara ve içki var mı? Reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilaç kullanıyor musunuz? Bu ilaçlar sizin vücudunuza zarar veriyor mu? Ya da bunun farkında mısınız?

Zaman içinde yararlı olan aldığınız bu ilaçlar vücudunuz için yararlı olan mikropları da öldürüyor mu? Kemoterapi ya da radyoterapi gördünüz mü? Kullandığınız sular temiz mi?

Bedeninizin üçte ikisi sudur. Yaşam için vazgeçilmez olan vücut suyunuz için ne yapıyorsunuz. Yediğiniz abur cubur şeyler, kullandığınız ilaçlar, içtiğiniz sigara ve içkinin yanında kendinize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz? Stresle aranız nasıl?

Az dinlenmiş, yorgun stresle baş edemeyecek hale gelmiş vücudunuz içinde o kadar toksik madde var ki siz çok zehirlenmiş bir bedenin yükünü çekiyorsunuz. Kanınızda dolaşanlardan habersizsiniz.

Şimdi ozon kullanarak hayatında bir değişiklik yap! Toksik atıklar bağışıklık siteminizi çökertmektedir. Şimdi yeni bir yaklaşım ile sağlıklı hücreler ve sağlıklı bir yaşam için harekete geçmenin zamanıdır. Biraz süre alacak sabırlı olun.

Ozon, bakterileri virüsleri ve mantarları öldüren çok güçlü bir maddedir. Doğa tarafından bize verilmiş, mikropları öldürücü kokuları giderici havayı temizleyici farklı yollarla, şelale, gök gürültüsü gibi bize bahşedilmiş yaşam iksiridir. Ozon olmadan, bu gezegende yaşam son bulacaktır.

Ozon hastalık kürü için güçlü bir tedavi aracı, hem de hastalığın önlenmesi için önemlidir. Farklı hastalıklar yüzlerce tanımlama almaktadır fakat temel neden nedir? Bu neden, iki kez Nobel ödüllü Dr. Otto Warburg tarafından hücresel düzeyde hipoksi veya oksijen eksikliği olduğu şeklinde ortaya konmuştur. Örneğin dejeneratif hastalıklarda (artrit, ateroskleroz, multipl skleroz, romatizma, kanser) olduğu gibi.

Düzenli ozon kullanımı hem koruyucu hemde tedavi edici olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir.


Ozon Bir Nefes Sıhhat Gibidir

Uzayda ve özellikle güneşten gelen zararlı ışınları emerek, yeryüzüne inmelerine engel olan atmosferin Stratosfer tabakasındaki ozon için eski tarihlerde Yunanca “Tanrının Nefesi (ozein)” ismi verilmiştir. Yaşamımız için bu kadar elzem olan ozon için Kur’an-ı Kerimin “İnsana ruhumuzdan üfledik” ayetinin biyolojik yorumunu kabul edenler kim bilir belki de haklıdırlar. Keskin bir kokusu olan ozon, Latince de şimşek ve yıldırımların oluştuğu fırtınalardan sonra taze hava kokusu diye içimize çektiğimiz havada bu hissi yaratan, bulutların elektriklenmeleri esnasında meydana gelmiş olan ozondur.

Ozon, gerek iklimi etkilemekte gerekse yer yüzeyindeki canlıların korunmasında önemli rol oynamaktadır. Ozon göklerden gelen şifadır; Yan etkisi olmayan doğal bir tedavidir.

Aynı zamanda oksijenin kimyasal bir kuzeni olan ozon, atmosferde yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının normal oksijen moleküllerine (O2) çarpmasıyla ortaya çıkan oksijen atomlarının(O)diğer oksijen molekülleriyle (O2) birleşmesi sonucunda meydana gelen üç değerlikli oksijendir.


Ozon Terapi

Ozon gazı, Tıpta hastalıkların tedavisinde 150 yılından fazla zamandır Avrupa, Latin Amerika ve Amerika da yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere “ozon terapi” denilmektedir. Oldukça eski bir tedavi şekli olmakla beraber her geçen gün farklı yararlı etkilerinin bulunması onu yeniden güncel hala getirmektedir. Ozon ilk kez 1785 yılında kimyager Martin Von Marum tarafından keşfedilmiş ve Alman kimyacı Schöbein tarafından da ilk kez 1840 yılında insanlar üzerinde kullanılmıştır.

ABD’den Japonya ya dünyanın pek çok ülkesinde uygulanan ozon terapi son yıllarda rağbet gören tıbbi uygulamaların başında yer almaktadır. Ozon terapi “Alternatif Tıp” değil, bizatihi etkileri bilimsel olarak yüzlerce çalışmayla kanıtlanmış etkili bir tedavi yöntemidir. Ozon terapi ya da Almanlar’ın deyimiyle “kan yıkama” pek çok hastalıkta kullanıldığına dair çok sayıda kanıt mevcuttur. Ozon terapinin en önemli özelliği, hastaya ve hastalığa özgü olmak üzere vücuda farklı yollarla verilebilmesidir;

Major Yöntem; En yaygın kullanılan bu metotla 50-200 ml kan alınarak, dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye geri verilmesidir.

Minör yöntem; Kişiden alınan 2-5 cc kan, belirlenmiş dozda ozonla karıştırılarak kas içine enjekte edilir.

Subkutan;Belirlenmiş doz ve hacimdeki ozon gazı ince uçlu bir iğne ile cilt altına enjekte edilir. Vucüt boşluklarına ozon gazı verilmesi (Rektal-makat yoluyla, vajinal ve kulak yoluna püskürtme ile ozon verilir.)

Eklem içine ozon gazı verilmesi; Eklem rahatsızlıklarında uygun bir iğne ile belirli dozda ozon gazının eklem içine verilmesidir.

Ozonlanmış ürünlerin kullanılması; (ozonlu su, ozonlu yağ gibi ozonlanmış sıvıların haricen sürülmesi şeklinde uygulanır.)

Kitle veya Lezyon içine veya etrafına ozon uygulaması

Omurlarımız arasındaki disklerin içersine ve omurilik çevresi dokulara direkt uygulama

Torbalama yöntemi; Kapanmayan yaraların tedavisinde uygulanan bir yöntemdir.

Ozon Sauna uygulamaları; (Transdermal ve ısı artırılarak, cildin nemlendirilmesi sonucunda buharlı bir ortamda tüm cilde ozon emdirilmesi yöntemidir.)

Bu uygulamalardan biri veya birkaçı hastaya veya hastalığa göre seçilerek uygulanır.


Ozon Tedavisi İle Vücudumuzda Hangi Değişiklikler Oluşur

  • Deri kan dolaşımını artırarak cilt yenilenmesini, sıkı ve pürüzsüz görünüm oluşmasını sağlar. Daha temiz, daha yumuşak ve daha gençleşmiş bir cilt sağlar. Cildiniz bebeğimsi bir görünüme kavuşur.
  • Hücre ve dokulara giden kan dolaşımını artırır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir. Enfeksiyon hastalıklarına direnci artırır.
  • Damarları (arter ve venler) yeniler, tansiyonun düzenlenmesini sağlar.
  • Kan ve lenf sistemini temizler.
  • Derinin üçüncü bir böbrek ya da ikinci bir akciğer sistemi gibi çalışmasını sağlar. Kaslarda biriken toksini gidererek kasları gevşetir ve yumuşatır, esnekliğini artırır.
  • Eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir.
  • Hormon ve enzim üretimini normale döndürür.
  • Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı kuvvetlendirir.
  • Depresyon ve sıkıntıyı ferahlatıcı etkisi vardır.
  • Stres hormonu olarak bilinen Adrenalini

Ozon Sauna

Ozon Nasıl Etkiler;

Beyaz kan hücrelerinin (savunma hücreleri olup, enfeksiyona karşı korur) oluşumunu artırır, fonksiyonlarını düzenler. Bakteri, virüs ve mantarları öldürür. En güçlü doğal ve atık bırakmayan dezenfektandır.

Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara direnci artırır. Bağışıklık sistemini düzenleyici özelliği ile bağışıklık sisteminin sapmasından kaynaklanan hastalıkların tedavisinde iyileştiricidir. Hızlı büyüyen kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını engeller.

Alyuvarların (kandaki kırmızı oksijen taşıyan hücrelerin) elastikiyetini artırarak kılcal damarlardan geçişini hızlandırır. Kanın dokulara oksijen bırakma yeteneğini artırarak organların oksijenlenmesini artırır.

Hücre içi solunumu (hücrenin fonksiyonunu görebilmesi için gerekli enerji kaynağımı elde etmesini) hızlandırır. Vücudumuzdaki doğal ağrı kesicilerin açığa çıkmasını sağlayarak ağrı kesici özellik gösterir.

Kanın kıvamını azaltır, akışkanlığını sağlar. Damar duvarındaki plakların yumuşamasını ve küçük kan damarlarındaki tıkaçların çözülmesini sağlayarak dolaşımı düzenler.


Ozonun Kullanıldığı Hastalıklar

İyileşmeyen yaralarda; Diabet (şeker hastalığı) yaralarında, enfekte olmuş ve iyileşmeyen yaralarda, yatakta uzun süre yatmaya bağlı ortaya çıkan bazı yaraları (dekubitus ülserleri), dolaşım bozukluğuna bağlı bacaklarda ortaya çıkan ciddi yaraların tedavisi, ozon tedavisinin temel uygulama alanlarından biridir. Yara bölgesine kan akımını sağlayan kılcal damarları geliştirerek yara bölgesine gelen kan ve oksijeni artırmış olur. Aynı zamanda yara oluşmasına sebep olan bakterileri öldürerek tedavi sağlanır. Ayrıca çeşitli nedenlere bağlı cilt allerjileri, ekzamalar ozon tedavisine adaydırlar. Ayrıca ameliyat sonrası zor iyileşen yaralar ve yara izlerinde ozon önerilmektedir.

Bel ve boyun fıtıklarında; direk fıtık içersine ameliyathane koşullarında verilerek bel ve boyun fıtıklarında %85-90 iyileşme sağlar. Ozon diskektomi denmeğe başlanmıştır. Ayrıca doku çevresine DİSCSAN denilen teknikle verilerek Fıtıklar tedavi edilir.

Kanserin tedavisinde ve önlenmesinde; Nobel ödülü sahibi bilim adamı Dr. Otto Warburg, kendisine Nobel ödülü kazandıran çalışmasında kanserin temel nedeni olarak oksijensiz yaşamı gösteriyordu. “Dr. Warburg’a göre vücuttaki ‘onkojen’ler stres, kirlilik, radyasyon yanında oksijensizlik gibi faktörlerle uyarılarak kanseri başlatabiliyor. ‘Kanserin tek ve nihai temel nedeni oksijensiz yaşamdır, yani ‘anaerobiosis’tir. Normal hücreler oksijene gereksinme duyarlar, oysa kanser hücreleri oksijensiz yaşayabiliyor. Oksijen eksikliği, kanserin yayılmasını kolaylaştırıyor. Kanser hücreleri, oksijen açısından zengin bir ortamda varlıklarını sürdüremediğinden, yeterli oksijen sağlanırsa, tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü tespit edilmiştir. Ozon tedavisinin, direkt tümör hücrelerini öldürücü etkisi yanında tamamlayıcı olarak “bağışıklık sistemini güçlendirici, kemoterapi-radyoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkilerini artırarak tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Ozon aynı zamanda kanserin metastazını kolaylaştıran genleri de baskılamaktadır.

Kalp damar hastalıklarında Ozon kanı incelterek ve damarları genişleterek kalp ve diğer dokuların aktif oksijenlenmesini sağlamaktadır. Oksijen daha rahat dokulara bırakılmakta hastaları kalp krizi riskinden ve oksijen eksikliğine bağlı ağrı ve doku hasarından korumaktadır. Kalp nakli bekleyen hastalar için ozon terapi kurtarıcı bir rol oynamaktadır. Ozon güçlü bir oksidan olduğundan yağları, kolestrolü eritir yani damarlarımızı temizler. Tansiyonumuzu normal hale getirir, kan basıncımızdaki günlük dalgalanmaları düzenli, stabil hale getirir.

Kas, Eklem ve Romatizmal Hastalıklarda; Kemik deformasyonu gelişmemiş gonartrozlarda (eklem harabiyetleri), eklem içine yapılan ozon enjeksiyonları ile hem eklem içine hava yastığı oluşturacak, hem de eklem şişkinliğini azaltarak ağrıyı giderecektir. Ayrıca kıkırdak dokunun yeniden tamir edilmesini sağlar. Romatoid artrit gibi bağışıklık sisteminin sapması ile ortaya çıkan hastalıklarda bağışıklık sistemini regüle ettiğinden diğer medikal tedavilerle kombine edildiğinden dramatik iyileşmeler gözlenmektedir. Ayrıca yoğun adale ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ile seyreden ve çok yaygın rastlanan bir hastalık olan fibromiyaljide ozon başarılı tedavi yöntemlerinden biridir.

Virüslerden kaynaklanan hastalıklar; AIDS, zona, uçuk gibi viral hastalıklarda virüsün vücuttan atılmasında, ozon bağışıklık sistemini güçlendirir. Aynı zamanda virüse direkt teması ile etkili olur. Böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesinde, Ozon sauna ter bezlerini uyararak terlemeyi artırma yolu ile lenfatik sistemde birikmiş toksinleri, ağır metalleri, kimyasal maddelerin atılmasını hızlandırarak böbreğe yardımcı olur. Toksinleri etkisiz hale getirerek, deri, akciğer, böbrek ve bağırsak yolu ile atılmasını sağlar. Böbrekten 24 saat boyunca çalışmasını gerektiren ağır metallerin boşaltım işini, saunada terleme yolu ile 15 dakikada yerine getirir. Bu nedenle doktorlar, ağır böbrek hastalarına ev tipi ozon saunasını önermektedir.

Deri hastalıklarında; Ozon, virüs bakteri, egzama, sedef ve mantarları öldürdüğünden bunların sebep olduğu deri enfeksiyonlarını tedavi eder. Ter kokularını önler. Daha temiz, daha yumuşak yenilenmiş bir cilt sağlar. Bölgesel kan dolaşımını artırır. Kan, lenf ve deri hücrelerine nüfus eden ozon sayesinde dokuların iyileşmesi ve kendini yenilemesi hızlanır.

Göz hastalıklarında ozon tedavisi; Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları gözü de etkilemektedir. Gözde retina adı verilen görme merkezindeki ve optik sinirdeki harabiyetler çeşitli derecelerde görme bozukluğu oluşturmaktadır. Yapılan klinik çalışmalarda, ozon tedavi sonrası 6-8 ay içerisinde görmede iyileşmeler kaydedilmiştir. Tedavinin devam ettirilmesi halinde görme performansında artış gözlenmiş veya daha kötüye gidiş durdurulmakta olduğu saptanmıştır.

Bağırsak hastalıkları; İltihaplı bağırsak hastalıklarında özellikle erken dönemde rektal ozon gazı püskürtülmesi şeklinde yapılan bölgesel uygulamanın çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır.

Kadın hastalıklarında; Tedaviye dirençli alt genital enfeksiyonlarda bakteri, mantar, virüs öldürücü etkisi ve hormanal durumu düzenleyici rolüyle etkili olur.

Nörolojik hastalıklarda; Multiple skleroz, alzheimer, parkinson gibi gibi nörolojik hastalıklar ile Myotoni, Muskuler Distrofi veya Spastik çocuklarda kas-sinir hastalıklarında başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Sağlıklı yaşlanmayı ve genç kalmayı sağlamak amacıyla; “Anti-Aging” bir başka değişle “geriye yaşlanma” bu yöntemin hedefi uzun yıllar gençliğinizi korumak ve dinç kalmayı sağlamak. Bu amaçla yapılması gereken çok şey var elbette. İşte bunlardan biri de “ozonterapi” ozon sayesinde oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımı sağlanır, bağışıklık sistemi harekete geçirilir. Bunu takiben vücudun kendi antioksidanları ve serbest radikallere karşı savaşan diğer hücreleri de aktive olurlar. Hücreler tıpkı insanlar gibi solurlar. Bunun için hücre seviyesindeki ortamda oksijen moleküllerinin bulunması şarttır. Yaşlanma nedeniyle uzun süredir yeterince oksijenlenmeyen hücreler ozon tedavisinden sonra artık fonksiyonlarını daha yüksek oranda gerçekleştirebilmektedirler. Fizik kapasitede azalma, yürüme güçlüğü ve baş dönmesi gibi belirtiler ile kendini gösteren beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur. Ozon uygulanan kişilerde yaşlanmayı önleyici etkilerin yanı sıra yaşam kalitesinin önemli düzeyde arttığı bilinmektedir.

Selülit için ozon terapi (ozon sauna); Ozon farklı mekanizmalarla selülitte etkilidir. Ciltte biriken yağ asitleri ile etkileşerek yağ zincirlerinin kırılmasına ve vücuttan atılmasına neden olur. Ayrıca alyuvarların oksijen taşıma kapasitesini artırarak, kılcal damarlarda kan akımının düzelmesi ile yağ dokusu hücrelerinin metabolizmaları normal hale döner. Yapılan çalışmalarda, ozon terapinin selülitin geleneksel tedavisinden daha etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır. Çok etkin bir yöntemdir.

Kronik Yorgunluk Sendromunda Ozon Tedavisi; Çağımızın hastalıklarından biri kronik yorgunluk sendromudur. Bu hastalıkla kişiler yorgunluk gerektirecek bir iş yapmadığı halde kendini yorgun hissetmektedir. Hatta o gün hiç hareket etmediği halde sanki tonlarca yük taşımış gibi kendini bitkin hissederler ve kesinlikle kıpırdayacak güçleri bile kalmamıştır. Türkçe de “canlı cenaze sendromu” olarak tanımlanan bu hastalık son yıllarda her geç gün daha çok sayıda insanı pençesine almaktadır. Tedavisi oldukça güçtür. Kronik Yorgunluk Sendromunda ozon önemli düzenlemeler sağlayabilmekte ve hücre seviyesinden başlayarak vücutta hastalığın yol açtığı kötü etkileri anlamlı düzeyde silebilmektedir.

Stresle Mücadelede Ozon Terapi; Günlük yaşam mücadelesi, iş yoğunluğu, mesleki sıkıntılar, endüstriyel olarak hazırlanan gıda ürünleri, çevre kirliliği, nikotin, alkol, kahve, manyetik kirlenmeler, yanlış yaşam biçimi ve hatalı beslenme, hareketsizlik, hastalık ve enfeksiyonların her biri yaşamımızda başlı başına bir stres nedeni oluşturur. Hastalıkların ve enfeksiyonların tedavisinde etkili olurken, kirlilik ve vücudumuzda biriken toksinlerin atılmasını sağlar. Ayrıca stres hormonu olarak adlandırılan adrenalini vücut da yakarak stresimizi azaltır.

Detoks (Toksinlerden Arınma) için Ozon Terapi; Soluduğumuz hava, yediklerimiz ve içtiğimiz su, toksinler ve kirletici maddeler yavaşça vücudumuza girerler ve cildimiz vasıtası ile emilirler. EPA (ABD Çevre Koruma Ajansı) verilerine göre, yiyeceklerimizde 3000’den fazla kimyasal bulunmaktadır ve yetişkinler her yıl 1,81 kg. Pestisiti (zirai ilaç artıkları)tükettikleri gıdalarla birlikte almaktadırlar. Yağ dokularımızda depolanan toksinler ve kimyasallar (tarım ilacı artıkları, suni kimyasallar ve gıda koruyucuları) yavaş yavaş sağlıklı doku ve hücreleri yok ederler ki bu durum hem birçok hastalığın hem de yaşlanmanın sebebidir. Ozon uygulama yöntemlerinden biri olan ozonlu sauna ile bu birikmiş toksin ve kimyasal maddeler deri yolu ile atılır. Aynı zamanda dokuların oksijenlenmesi sağlanmış olur. Ozon sauna derinin üçüncü bir böbrek, ikinci bir akciğer sistemi gibi çalışmasını sağlar.

Zeka ve Ozon Tedavisi; Birçok sebeple akciğerlerimizden kana geçen oksijen az olabilir ya da beyne giden kan akımı yetersiz olabilir. İşte bu durumlarda oksijen (ozon) tedavisi çok önemlidir. Kanın direkt oksijenlenmesini artıran ozon tedavisi en ideal ve doğal yoldur. Batı’da özellikle Almanya’da iş adamları ve sporcular yoğun bir şekilde ozon tedavisi almaktadırlar. Sınava hazırlanan öğrencilerde kullanılan ozon konsantrasyonu ve belleği artırdığı, hafızayı güçlendirdiği gözlemlenmiştir. Oksijeni aynı zamanda “serbest radikal” denilen elektronlarını kaybetmiş zararlı maddelerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Serbest radikaller bulundukları dokularla birleşerek onları fonksiyonlarını yapamaz hale getiriyor. Bu etki 30 yaşında başlıyor 40’lı yaşlarda artarak ilerliyor ve 50’li yaşlardan itibaren dramatik bir şekilde çoğalarak fark edilen bir yaşlanmaya ve pek çok hastalığın ortaya çıkmasına neden oluyor. Güçlü anti-oksidan sisteme sahip olmak oksijene dayalı bir yaşam için en temek gereksinimdir. Tek hücreli organizmalar bile eğer serbest radikallere karşı savunma mekanizması geliştirmemiş olsalardı hayatta kalamazlardı. Oksijenle yaşayan her organizma bu tehlikeyi etkisizleştirecek sistemlere sahiptir. Serbest radikallerin beyin işlevlerini yavaşlatıcı etkisi en iyi ozon tedavisi ile giderilebilir.

Diş hekimliğinde diş çürüklerini önlemede ve yeni başlamış çürüklerde tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır. Cinsel Fonksiyonların Düzenlenmesinde; Ozon terapi alanlarda cinsel fonksiyonlarda artış gözlenmiştir. Özellikle stres ve de diyabet hastalarını erken dönemde görülen cinsel sorunlarının giderilmesinde oldukça etkili bir yöntemdir.

Cilt bakımı ve güzelliği, vücudun sıkılaştırarak forma girmesi, diri bir görünüm kazanması, göğüslerde dikleşme, göbek çevresi ve gıdık yağlarının eritilmesinde etkinliği kanıtlanmıştır. Yorgunluğa bağlı gözaltı torbalarının ve morluklarnın giderilmesinde de başarı ile kullanılmaktadır.

Ani işitme kayıplarında ve kulak çınlamalarında ozon terapi sayesinde umut verici gelişmeler vardır.

Osteonekrozda yani herhangi bir nedenden dolayı özelliklede kemoterapi alanlarda kemik kanlanması ve beslenmesi bozulmaktadır. Bu alanda ozon terapi tedavi protokollerine girmiştir.

Diyaliz hastalarının ozonlanmış kan ile tedavisinde umut verici gelişmeler vardır. Ani böbrek yetmezliğinde ozon hayat kurtarıcı bir rol alır.


Ozon Ağrı Tedavisi

Ağrı kliniğimiz Ozon Terapiyi ağrı tedavlerinde en geniş anlamı ile kullanan Türkiyedeki tek merkezdir. Ağrı kliniğimiz, ozon terapiyi ağrı tedavileri bağlamında kullanan Türkiye’deki en gelişmiş ve tek merkezdir. Ozon terapi bugün birçok amaç ile kullanılmaktadır fakat ağrı tedavisi öncelikli uygulamalar kliniğimizde ön plana çıkmaktadır. Özellikle bel ve boyun fıtıklarında fıtığa neden olan diskin içerisine direk ozon gazı vererek veya fıtık olan bölgeyi ozon bombardımanına tutarak hastaların bu illetten kurtulması sağlanıyor. Yani hastalar ameliyat olmaktan kurtuluyorlar. Bu işlem ameliyathane ortamında ve görüntüleme cihazları eşliğinde yapılmaktadır. Narkoz ve neşter kullanmıyoruz. Ozonu diskin içerisine verirsek bu tekniğe OZON NÜKLEOLİZİS veya Ozon diskektomi, eğer ozonu diskin çevresine verirsek bu metoda DİSKOSAN yöntemi diyoruz.

Diğer ve en önemli uygulamamız diz kireçlenmelerinde olmaktadır. Artroz dediğimiz yaşlılığa bağlı eklemlerimizde yıpranma oluşması sonrası oluşan eklem sertliği, ağrılar, şişmeler, eklemlerden seslerin gelmesi artık eklemlerimizi hareket ettirmekten bile korkar hale geldiğimiz durumlarda, biz diz çevresine ve de diz ekleminin içerisine 4 kez OZON gazı veriyoruz. İddialı bir söz ama bu yöntemi uyguladığımız hastalarımızın hemen tamamı ağrılarından kurtulmuştur.

Bazen bu diz kireçlenmeleri o hale gelir ki artık hiçbir ilaç tesir etmez ve diz protezi tek çare gibi görülebilir. Eğer hastalar ameliyat olmak istemezler ya da ameliyat olmaları ileri yaşlarından dolayı sakıncalı ise ne yapmalıyız onları ağrı çekmeğe mahküm mü? Edelim. Bu vakalarda bile radyofrekans ile birlikte diz içerisine verdiğimiz OZON sayesinde hastalar ağrılarından kurtulmaktadırlar.

Aynı yukarıdaki koşullar ve durumlar omuz ve kalça eklemi kireçlenmelerinde de söz konusudur.

OZONU kullandığımız diğer bir ağrılı hastalık Fibromyalji’dir. Her tarafı ağrıyan, ağrıdan uyuyamayan, sabah yorgun kalkan ve muayenesinde halk tabiri ile yumuşak doku romatizması tesbit ettiğimiz hastalıklarda Kanın OZONLANMASI, yani kan yıkatma ve de beraberin de OZON saunanın ağrıları giderici etkisi bugün kanıtlanmıştır.

Ayrıca uzun sürmekle birlikte eklem romatizmasında ağrılı küçük eklemlere uygulanan OZON terapi çok iyi sonuçlar vermektedir.

Gerek şeker hastalarında gerekse başka nedenler ile bir hastada NÖROPATİK ağrı gelişmiş ise OZON terapi fevkalade iyi sonuç vermekte hastalar yangısal ağrılarından büyük ölçüde kurtulmaktadırlar. Biliyorsunuz nöropatik ağrılar daha çok yanma batma elektrik çarpması gibi şikayetler ile doktora başvururlar. Karıncalanma ve uyuşmalar daima vardır. Bu rahatsızlıkta örneğin normalde ağrı oluşturmayan soğuk bunlarda ağrı oluşturur ya da hafif bir ağrılı uyaran bunlarda abartılı deşarjlara neden olarak, hastayı bunaltır yani olmadık şeyler bu hastalarda ağrı oluşturur. Bu hastalarda OZON terapiyi kanın OZON’lanması şeklinde uyguluyoruz.

Yine çeşitli nedenlere bağlı olarak hastaların ayaklarında çıkan ve kapanmayan yaralarda OZON terapi çok etkili bir yöntemdir. Kan OZON’lanması, Torbalama, OZON’lu yağ ve serumların kullanılması söz konusudur. Daha ziyade dolaşım yetmezliği, şeker hastalığı, çok sigara içenlerde görülen Burger hastalığı gibi dolaşımsal problemi olan hastalıklarda doku oksijenasyonunun bozulmasına bağlı olarak ağrı, kızarma ve morarmalar oluşmakta tedbir alınmaz ise uzuvlarda yaralar oluşmakta bazı hastalarımız parmaklarını kaybetme derecesini gelmektedirler. En son çare hekimlerimiz bu gibi hastaları Hiperbarik oksijen tedavisine göndermektedirler fakat OZON terapinin daha etkili olduğu artık kanıtlanmıştır. Uzun süren bu tedavi OZON terapinin en başarılı olduğu alanlardan biridir.

Yaşlılığa bağlı genel vücut ağrılarında OZON terapi revitalize edici, mutluluk ve zindelik verici, yaşam kalitemizi artırıcı, hareket kabiliyetimizi geliştirici, ağrılara bağlı canından bezmişlik ve depresyondan kurtarıcı, unutkanlığımızı giderici ve uykularımızı düzene sokucu, kolestrol ve kan şekerimizi düşürücü etkileri ile umut kaynağı olmuştur.

Mide ülserlerine bağlı ağrılarda OZON’lu su içmelerini öneriyoruz. Ülseratif kolit ve kron hastalığında farklı OZON terapi uygulamaları iyi sonuç vermektedir.

Migren hastaları, kanser hastaları, Alzheimer ve Parkinson hastalarında, kemik erimesine bağlı ağrılar ve daha birçok hastalıkta görülen Ağrıların tedavilerinde OZON terapi yan etkisi olmayan çok başarılı tedavi seçeneklerimizden biridir.